Kendine Veda Edebilmek
Hiç sadece alıştığın için bir yerde kaldın mı?
Tanıdık duvarların arasında, nefes alsan da büyüyemediğin oldu mu?
Bazen en sessiz vedalar, insanın kendine en çok yaklaştığı anlardır.
Konfor alanı, sıcacık bir battaniye gibidir…
Ama fazla sarıldığında, adımlarını uyuşturur.
Güvende hissettirir, evet—ama bir süre sonra nefes almak bile yetmez olur.
Hayat, durağanlaştıkça silikleşir.
Aynı pencereden aynı manzaraya bakarken,
içindeki renkler solar, hayaller yavaşça susar.
Yeni yollar çağırır seni, fısıltıyla…
Ama yüreğin o eşiği geçmeye hazır değildir.
Oysa bilirim ki, bir Müslümanın bir duruşu olmalı.
Rüzgârda savrulmayan, kalabalıkta kaybolmayan bir duruş.
Ve bu duruş, yalnızca kalmakla değil,
cesaretle yürümekle görünür.
Sadece var olarak değil,
varlığını anlamla taçlandırarak ışıldar.
Ben hep buna inandım.
Kendimin en iyi hâli için,
duruşumu yalnızca dilimde değil,
hayatımın her adımında gösterebilmek için…
Ve hepsi bir tek niyetin etrafında döndü:
Allah’ın rızasını kazanabilmek.

Yorumlar
Yorum Gönder